GAZETECİLİK SORUNLARI

Hürriyet'te tedirgin edici bir tarafsızlık manzarası
Her şeyi Salkım Hanım yaptı !

 

Hürriyet'in 28 Kasım'daki manşet haberi, gazetecinin eğer isterse "tarafsızlığı" nasıl ustalıkla "kullanabileceğini" gösteren bir baş eser. MHP'li Meclis ıdare Amiri'nin hezeyanı, Türkiye'nin "büyük gazete"sinin manşetinde. Gazeteye bakılırsa, bu sadece bir kişisel hezeyan değil, arkasında daha derin mevzular var.

Ahmet Çakar adlı şahıs, "Salkım Hanım'ın Taneleri" filminin TRT'de gösterilmiş olmasını "vatan hainliği" diye niteledi ve TRT Genel Müdürü Yücel Yener hakkında suç duyurusunda bulunduklarını söyledi. Sebep, filmde Varlık Vergisi yıllarında gayrımüslim azınlıkların gördüğü baskıların konu edilmesi. "Nazi Almanya'sındaki vahşet sahnelerini anımsatan" görüntülerden yakınıyor MHP'li Çakar.

Hürriyet'in haberinde pek çok unsur var. Bunların bir kısmı, "nesnel" gazetecilik gereklerine uyularak haberin yanına eklenmiş çerçevelerdeki başka unsurlarla çelişiyor. Meselâ, TRT Yayın Denetim Kurulu bu flim için iki defa "yayımlanamaz" raporu verdi mi, vermedi mi, öğrenemiyoruz. Ortaya atılan iddia, gerekli çamurları sıçratıyor ve orada öylece duruyor.

Gazeteci, bunu açıklığa kavuşturma gereği hissetmemiş.

Zaten iddiaların sahibi olan kişinin en azından bu iddialarıyla ilişkili olarak inanılırlığı, güvenilirliği de fazlasıyla şüpheli. Çünkü filmin senaryosuna zemin oluşturan romanı okumamış bu zat, belli, ama romanın yazarı Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu'ya da sataşmaktan geri kalmamış. TRT Genel Müdürü için "vatan haini" dediğinde, "Karakoyunlu için de böyle der misiniz?" diye sormuşlar, "Romanda da yazıyorsa, aynı şeyleri savunuyorsa söylerim," demiş. "ıse" durumu var yani.

Olay, MHP'li Ahmet Çakar'ın bu iş için özel olarak basın toplantısı düzenleyip ortalığı ayağa kaldırmasıyla patlak vermiş. Hürriyet'e göre Çakar bu işi bireysel inisiyatifiyle yapmıyor. TRT Genel Müdürünü vatan hainliğiyle suçlayan, partisi, MHP.

Dolayısıyla, birinci sayfada "TRT'yi sarsan" Salkım Hanım, iç sayfada "iktidarı böldü" oluyor.

Hürriyet, hem haberinde, bu işin gerisinde MHP'nin TRT'deki kadrolaşma mücadelesi nedeniyle genel müdürü ve TRT'den sorumlu bakanı -tesadüfe bakın ki bu zat Yılmaz Karakoyunlu!- "yeme" hesaplarının bulunduğunu araya sıkıştırarak belirtiyor -e, gazeteci, nesnel yani!- hem de haber ve çerçeve yazılardan oluşan grubun ortayerine "Vatana ihanet ettiler" patlangacını yapıştırıyor.

Şahıs bu mevkii dolduramıyor

Gazetenin vatan hainlerine karşı açılmış bu son savaşı, kapasitesi sözlerinden belli olan Ahmet Çakar'a değil bütün MHP'ye mal etmesi, zaten, işi büyütmeyi istiyorsa zorunlu. Çünkü Çakar, "Ermenilerden yana mısınız, Türk devletinden yana mısınız? Bu soruya cevap verilince herkes safını da belirlemiş oluyor," seviyelerinde gezinen bir kişi. Niye bu adamın basın toplantısı koca gazetenin manşeti olsun ki? Olsa olsa, "böyle bir adam bile basın toplantısı düzenledi" diye eğlencelik haber olur.

Peki, Hürriyet, niye, TRT'deki kadrolaşma mücadelesi gibi bir konuyu işleyip vermiyor haberi?

Kabul edin ki bu ilginç bir soru. Cevabını veremiyorum. Büyük ihtimalle, "Salkım Hanım" üstüne kopacak bir yaygarada "Türk devletinden yana" olma konumuna kazasız belâsız yerleşebilmek için. Zira, "Salkım Hanım ... sarstı ... böldü"den, "E, kardeşim bu film de problem oldu yani!"ye geçiş, pek kolay olur.

Ancak Hürriyet mutfağı bir yandan da pek saçma bir piyesle karşı karşıya olunduğunun farkında, "büyük gazete"nin mutfağı. Haberin yanına konan çerçevelerden biri, "Varlık Vergisi dramını anlatan film" başlığını taşıyor meselâ. Nedense denge mühim mevzu sayılmış bu olayda. TRT'den gelen görüşler ve Yılmaz Karakoyunlu'nun sözleri de ayrı ayrı haber ayağı yapılmış.

Bütün bu ayarlama, gerçekten bir tarafsızlık manzarası yaratıyor. Burada iki büyük sorun var.

"Sarsan", "bölen", Sakım Hanım mı?

ılki şu: Hürriyet, ilk sayfada "Salkım Hanım TRT'yi sarsıyor" diyor, içeride de "Salkım Hanım iktidarı böldü".

Bu doğru mu? Kültür Bakanlığı'nın katkısıyla yapılmış, bir yıl sinemalarda oynamış, Altın Portakal Festivali'nde ödül almış bir filmin TRT'de gösterilmesinden -bizzat Hürriyet'in ifadesiyle- "haftalar sonra", partisi adına resmen konuştuğu daha önce görülmemiş bir zatın kopardığı yaygaranın müsebbibi o film midir? Bu film yeni tamamlanmış ve henüz ilk gösteriminden sonra vâveyla kopmuş olsa belki böyle denebilirdi.

Hürriyet, "Salkım Hanım" diye bir özneyle başlık cümleleri kurarak, bizi daha ilk anda, bu taze olayın içeriğini ve anlamını kavrayamaz hale düşürüyor.

Çünkü özne "bir MHP'li" ya da Hürriyet'in zorlamasını kabul edersek, "MHP" olmalıyken, öyle değil. Sahiden, bu işleri başımıza açan, "Salkım Hanım" diye bir özne mi dolaşıyor ortalıkta?

Eğer bir "sarsıntı" varsa, bunu yaratan ne "Salkım Hanım" ne de çıkıp o lafları eden MHP'li şahıs; onun yaygarasının "sarsıntı"ya yolaçmasına, bahsettiğim manşetiyle Hürriyet yardımcı oluyor. Acaba niye?

Ustaca kurgu

ıkinci olarak, şu işe başladığımızdan beri sürekli tantanasını ettiğimiz, yorum, tavır, edâ, çamur vs. karıştırmadan haber verme işinin tam da böyle bir konuda Hürriyet tarafından birdenbire niye benimseniverdiğine takılmalıyız. Hürriyet, sayfasını tam bir tarafsızlık manzarası yaratacak şekilde kurmuş. Haberin girişi, tamamen, her türlü şaibeyi yaratıp geri çekilme tarzında. Yukarıda da belirttiğim gibi, film hakkında "yayımlanamaz" raporu var mı, yok mu, onu bile öğrenip aktarma zahmetine girmemişler.

İhmal mi?

Hiç sanmıyorum.

Ayrıca, sakın kimse çıkıp da, "Canım, adamlar tarafsız davranmış, bit yeniği arıyorsunuz!" demesin. Hürriyet gazetesinden sözediyoruz. Bu gazetenin, kelimenin gazetecilik literatüründeki anlamıyla "tarafsız" olduğunu gördünüz mü hiç? Hele "Türk devleti"ni yakından ilgilendiren mevzularda...

Hürriyet'in bu yayınıyla neyin peşinde olduğunu çözemedim doğrusunu isterseniz. Madem "Varlık Vergisi dramını anlatan ödüllü film" sözkonusu, gazete MHP'li Çakar'ın asla ciddîye alınamayacak laflarında nasıl manşetlik haber değeri görüyor? Eğer sorun bir bahane bulup TRT'deki kadrolaşma mücadelesinde ileri adımlar atmaksa, niye asıl haber bu değil?

Bu soruların cevabını aramak için yola düşecek olanlar, mutlaka, "Salkım Hanım"ın özne yapılması konusundan başlamalı.




PENCEREYİ KAPAT