Gençler öyle de dağıtır böyle de

 

Şimdi inanmayacaksınız. Şu Medyakronik sitesi kapalı kaldığı müddet içerisinde aklıma tam sekiz ayrı yazı konusu geldi. Bazılarını da üşenmeyip yazdım, Serhat'ın yardımıyla çıkışlar alıp kahvedekilere dağıttım. Sadettin, "Sağol Suntur abi," dedi. "En son geçen ay hanımın elime tutuşturduğu telefon faturasını okumuştum. Arada okumak iyi oluyor."

Ha, pat diye daldık lafa. Yeni yılınızı kutlarım. Muhakkak pek iyi bir yıl olur tahminime göre. Milletçe her geçen gün her bakımdan daha iyiye gidiyoruz ya.

Açtım merkezdekilere, hem bir iyi yıl dileyelim, hem de sordum: Günü geçmiş mevzuda birşeyler karalayacağım, mahzuru var mı? Yok, dediler. Onlar da öyle şeyler yapacaklarmış.

O vakit, yılbaşı akşamı bin türlü itirazıma rağmen koluma girilip götürüldüğüm Taksim meydanında vuku bulan hadiselerle ve gazetelerden birinde bu mevzuyla alâkalı olarak gözüme çarpan bir dangıllıkla ilgili naçizane fikirlerimi söylerim ben de.

Bizim delikanlılar hadiseler karşısında başlarını eğip, "Suntur abi, bazen senin lafını dinlemiyoruz, yanlış yapıyoruz, dönelim biz mahalleye," dediler. Teselli etmek de bize düştü.

Ben o gece Taksim'e gider gitmez dedim ki: Bakın millet, bu herifler zaten eskiden beri bizden ayrı, bizden şık ve bizden fazla eğlenirler. Onların yerleri vardır, giderler kapanırlar oralara, artık ne halt yiyecekse yerler. Lâkin şu meşhur Özal'lı zamandan sonra yiyeceğin haltı ilâveten milletin gözüne sokmak makbul oldu. Şuraya bakın (karşıyı gösterdim, otel var orada, camlardan tipler gözüküyor), dedim. Baktılar. Hepsinin bakışları, "şeytan diyor ki" bakışı.

Fakat yine de mazbut ve mâkûl çocuklardır, yürüyüp gittik.

Şimdi, açtım gazeteyi, Milliyet gazetesini, ilk sayfalarda cümbüş. Aman bir eğlence, bir tantana... "Gençler dağıttı" demişler. Eğlence yerlerini "gençler" doldurmuş, falan...Çeviriyorsun sayfayı, üstte bomba, altında "şişe" haberi. Demişler ki, "Taksim'deki ikinci vukuatı da garip bir grup çıkardı." Niye garip? Çünkü hem solcu alâmeti zafer işareti hem de ılkücü alâmeti kurt işareti yapıyorlarmış.

Gazete diyor ki: "Garip bir grup".

Ulan peki, bu gruptakiler kaç yaşında? Bakıyorsun, ki zaten gazeteye bakmaya ihtiyacımız yok, o gece de gördüydük, hepsi delikanlı. Yani, müsaadenizle, onlar da genç oluyor bir nevi.

Fakat "gençler dağıttı"nın gençleri değil haliyle.

Şimdi, benim bildiğim, şu şu şu yaştakilere genç denir. Bu böyle sosyal sınıf gibi bir şey değil. Fakat gazeteye göre bu bu şekil olmuyor.

Tamam, bazen abartırım işi, takılırlar, yine felsefeye daldı falan diye. Lâkin, kimse sormayacaktır ama, şayet bana soran olursa, derim ki, o garip grubu teşkil edip otele şişe sallayanların bu işlere tevessül etme sebebi, işte böyle "gençler" deyince ille de birilerinin kastedilmesi, bu şişecilere de onlar yokmuş gibi davranılmasıdır.

Şimdi o gazetedekiler diyecektir ki, e, yan tarafa yazdık, "tekbir getiren, kurt işareti yapan gençler" diye yazdık, diyeceklerdir.

Olmaz canım, yemezler...

Yemesi için, alacaksın bu "gençler"i de, koyacaksın öbürkülerin yanına, gençler dağıttı, ama burada şöyle, şurada böyle, diyeceksin. Otele şişe sallamak da dağıtmak değil mi bir nevi?

 

F. SUNTUR'UN YAZILARININ
TOPLU LİSTESİ İÇİN TIKLAYIN

F. SUNTUR'UN BİR SONRAKİ
YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN