Çim üstünde İtalyan
kolejinde tahsil olayı

 

Şahsen kırmızı-siyahı severim. Milan'ı sevmem. Zengin kulübüdür. Fakat birader... Ben derim ki, ders aldık. Fena manada değil. Horozlanmayın hemen. Ders almak iyidir. Scala'ya ve yeni onbirlerimize tanıdığım müddet helâl olsun. Feci şekilde umutvarım. Kahvedekilerin feleği şaştı. Hem çay (Tevfik abiye ıhlamur, Necdet'e elma çayı) hem de bilahare pide ısmarladım hepsine.

Bir nevi vizyonum oluştu bu takıma dair. Geleceği görebiliyorum. Mutluyum şahsen.

Asıl mutluluksa tribünün son on dakikada Kartal'ı sarmalayıvermesi. Ben bundan yanayım. Bi daha ilân ediyorum. Beş de yesen linç etmeyeceksin takımı arkadaş.

Bu büyük sevinç. Küçüğü de var. ışenmedim, paraya da kıydım, aldım ne kadar gazete varsa. Ulan o ne!? Okuyorum köşeleri, hepsinde bir mâkûl edâ, bir basiret, bir kibarlık... Yahu neredeydiniz şimdiye kadar? Ağız birliği halleri. Diyorlar ki, kardeşim, adamlar çok güçlüydü, uğraştı kartal, lakin gücü yetmedi. N'apalım, sağlık olsun.

Zaten ufak bir münakaşayı müteakip kahvecinin yeni oğlan Sefer'i gecenin körlerine kadar uykusuz bırakma (ve haliyle ertesi sabah için Dursun'dan izin koparma dahil) faslını edâ edip, mık mık edenleri zorla oturtup hepsine Leeds-Barcelona maçını seyrettirdim. Kapıyı tuttum resmen. Mahide Ablaya, Şengül'e falan telefon edip eve dönüşte maraza çıkarmasınlar diye Servet ile Necmi abiye güvence sağladım. Dedim ki: "Bakın beyler şu sürate! Türkiye bi noktaya gelmiş olabilir. Lakin bu noktalar öyle bir tane iki tane değil. Uçtakini göremiyoruz bile henüz."

Valla hepsi kabul ettiler.

Neyse, gazetelere döneyim. Milan maçının akabinde özellikle köşelerde linç teşebbüslerinin görülmeyişini ben asrın hadiseleri arasında sayıyorum. Milanlı kardeşlerimiz bir nevi tedrisat olayına girmişlerdir diye düşünüyorum. Fakat bunun hazırlığını yapan da bizim ıtalyandır. Gözlüğüne bişey olursa yenisini ben alacağım diye de söz verdim arkadaşlara. Kendisi "Milan'ı yenersek kıçımızın göğe temas ettiğini zannetmeyelim, yenilirsek de efendi olun" demiştir. Bu vakte kadar ne dediyse güzel dedi adam. Tedrisata o başladı, Milan da vize imtihanıyla hepimizi bir üst sınıfa sıçrattı gibi görünüyor.

Ah, lâkin, bir de insanımıza güvenebilsem.

Her neyse, kendimi maç kazanmış gibi hissediyorum. Seneye tutmayın Kartal'ı...

 

F. SUNTUR'UN YAZILARININ
TOPLU LİSTESİ İÇİN TIKLAYIN

F. SUNTUR'UN BİR SONRAKİ
YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN