Madem globallik olayı..?

 

Açtım maillere bakıyorum, aa, ulan yıllardır izini kaybettiğim adam el ediyor bana oradan! Acayip sevindim tabiî. Ve sanal manal da olsa, eleştiri faslından gidildiği için popülerlik ihtimali düşük de olsa, insanın bir sayfa köşesinde bir yeri olunca demek ki bunun çeşitli faydalarını da görebiliyor, diye düşündüm.

Lâkin arkadaşımız belli ki hem iş hayatının dur durak bilinmeyen akışı içerisinde yoğurulmuş, kendisinin yeryüzünde bilinebilen her şeye dair menfi beyanatlarından yoksun kaldığımız müddet içerisinde, hem de net üzerinden ilişki olayının hap şeklinde temas prensibini pek çabuk benimseyivermiş. Derhal girmiş mevzua, kısa bir "n'aber" faslını müteakip.

Diyor ki, Suntur, madem bir köşen var, sütunun var, her neyse işte, yaz o vakit hepimizin adına; talep et: Amerikan seçimlerinde biz niye oy kullanmıyoruz? O koltuğa seçilecek şahıs hepimizi idare etmiyor mu bir nevi? Biz niye oy hakkından mahrum bırakılıyoruz?

Baştan tuhaf geliyor adama. Lâkin azıcık düşününce hak verdim gitti. Çaktım bir replay. Peki, dedim, "biz" diyorsun da, Güney Afrikalısı, ıtalyanı, Türkü, hepsi mi oy verecek, nasıl olacak?

Allah sizi inandırsın, bağlantı da kıyaktı herhalde, beş dakika geçmedi, ting tong... Autluk anonsu. Açtık maili. Diyor ki arkadaşımız: Bu da mesele mi? ılkelere puan verirler, Amerika ile ticareti artana puan eklenir, onların seçebileceği temsilci sayısı artar, geçen seneye göre az silah alandan puan düşülür, seçecekleri delege azalır, bu böyle gider.

Yahu herif her şeyi düşünmüş. Tevekkeli, halkla ilişkiler ve danışmanlık şirketinde dudak uçurtacak bir maaşla çalışıyor diyorlardı.

E, dedim, yazacağız da ne olacak? Seçim geçti. Bizim halkla ilişkilerciye göre, şimdiden kamuoyu hazırlayabilirmişiz. Birkaç senatör kafalayabilirmişiz. Lobi yaparmışız. Ayrıca zaten, bu kadar mâkûl bir öneriye, verilecek her oya karşılık şu kadar dolar da bilmemne... gibi şartlar eklenince Amerikalılar itiraz etmezmiş.

Kafama yattı. Buraya yazayım da tartışmaya açayım dedim.

Fakat itiraf edeyim ki, aslında kafama yatması değil, akşam eve gidince yüreğime dolan sıkıntı sebep oldu mevzuu size aktarmama. Yani, pek basit olarak şöyle: Tam eğildim yüzümü yıkıyorum, lavabonun üstündeki camdan rafa kafayı çarpmamaya dikkat ederek, dedim ki kendime: "Sahi yahu, biz niye oy vermiyoruz ki Amerikan seçimlerinde?"

Nedense pek mâkûl göründü naçiz kardeşinize bu soru.

 

F. SUNTUR'UN YAZILARININ
TOPLU LİSTESİ İÇİN TIKLAYIN

F. SUNTUR'UN BİR SONRAKİ
YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN